29 Eki, 2018

Balkanlarda 5 Ülke 8 Şehir 13 Gün 250 Euro

 

 

Merhabalar.

Öyle bir balkan turu yapmalıyız ki bedava denilecek kadar ucuz olacak ve bir çok şehri görerek ruhunuzu huzurla dolduracaksınız. Eğer böyle bir gezi planlıyorsanız bu yazı tam size göre. Nasıl mı oluyor hemen bahsedeyim. Ancak bahsetmeden önce, yeri gelir Balkanlarda otostop çekebilir, yeri gelir terminal de yatabilirsiniz…

Turumuz Belgrad’dan başlayıp sırasıyla Saraybosna -> Mostar -> Budva -> Kotor -> Sveti Stefan -> Ohrid -> Üsküp -> Prizren -> Priştine olacak şekilde planladık.

Öncelikle Balkanlarda internet kullanımından bahsetmek istiyorum. Balkanlarda açık alanlarda wifi bulmak açıkçası zor. Sadece Budvada Old Town meydanında rahatlıkla ücretsiz wifi bulabiliyorduk. Turkcell’in faturasız hatlar için 85 tl ye 2 gb 500 dk 500 sms içeren bir paketi vardı. Turkcell’in sayfasından  Avantaj yurt dışı paketi olarak aratabilirsiniz.

Bu yazımda çoğunlukla Balkanlarda ulaşımın nasıl yapılması gerektiğinden bahsetmeye çalışacağım. Çünkü Balkanlarda dolaşmanın en zor yolu ulaşım bulabilmek. Balkan turuna başlarken ziyaret edeceğim yerler ve hangi şehirde kaç gün kalacağım belliydi ancak ne zaman otobüse bineceğim net olarak belli değildi.

Kalacak yerlerimizi airbnb ve booking olarak ayarladık. Airbnb’de link paylaşarak direkt olarak 18 euro kazanabilirsiniz. Nasıl mı? Hemen kendinize bir mail açın ve başka bir hesaptan o mailinize davet maili göndererek Airbnb’ye üye olun. Böylece hemen 18 euro (36 euro üzeri ev kiraladığınız zaman kiradan otomatik düşecek) kazanacaksınız ve konaklamanızı yapınca link sahibi hesabınıza 10 euro yüklenecek. Bookingden de aynı işlemleri yaparak konaklama sonrası 30 dolar kazanabilirsiniz. Bookingden erasmus dönemindeyken bir çok kez link paylaşımı yaparak para kazanmıştım. Sadece Booking de isim benzerliği olmamasına dikkat edilmesi gerekiyor.

İlk durağımız Belgrad. Sabah uçağıyla Belgrada vardık. Taksicilere DİKKAT çünkü potansiyel turistsiniz. Hemen information buluyoruz ve 72 numaralı otobüs nereden kalkıyor öğreniyoruz. Ben bileti şoförden aldım ve 150 dinar ödedim. Aynı duraktan başka bir otobüs daha kalkıyor ancak bu otobüs daha pahalı ( 300 dinar ) öte yandan daha sık gelip gidiyor. 72 numaralı otobüs biraz bizi dolaştırsa da 45 dk içinde şehir merkezinde olduk. Ben Belgrad’da airbnbde kaldım. Kalacak yer tavsiyesi yapmayacağım çünkü bir çok imkan var. Bu arada Belgradı ben nedense sevemedim. Bu yüzden öyle ballandıra ballandıra anlatamayacağım. Ancak Novi Sad diye bir ilçesi var, Belgrada bir hayli yakın. Belgrad’da gezerken tanıştım Türk arkadaşlar çok beğenmişler. Resimlere bakılırsa güzel ancak planımda olmadığı için ne yazık ki ben ziyaret edemedim. Novi Sad’dan Saraybosnaya direk ulaşım olduğunu öğrendim. Aynı zamanda Novi Sad’dan Saraybosnaya gitmek daha ucuzmuş ancak Belgraddan Novi Sad gidiş otobüs parasını da hesaba katarsak Belgraddan Saraybosnaya gidiş parasıyla aynı oluyor ancak Novi sad görmüş olmanız kazancınız oluyor.

Belgraddan Saraybosnaya gidiş 2550 dinar. (yaklaşık 20 euro)  Bilet alırken de bir jeton veriyorlar. Bu jetonu otobüsleri bekleme alanına giderken gişelerden geçmek için kullanıyorsunuz.

Gea Tours diye bir firma var. Evinizden alıyor gideceğiniz adrese bırakıyor. Bu firmayla gitmek çok istemiştim ancak ofislerine gittiğimde Schengen vizemi sordular. Sanırım araçları Hırvatistana uğrayacaktı. Bu firmayı bana da interrail ailesinden birisi söylemişti. Kendisininde vizesi yokmuş ancak o bu firmayı kullanarak gidebilmiş. Sanırım bu firmanın Saraybosnaya gitmesi için 2 yolu var. Direkt Saraybosnaya gidecek insan bulamadılarsa bu yolu iptal etmiş olabilirler. Araştırmakta fayda var.

Koltuklar vasat, muavin yok, televizyon tabii ki de yok , tuvalet içinse şoför durursa yapabiliyoruz. Bu tarz şeyler için neşemizi kaçırmıyoruz. Yoldayız ve tekerin dönmesi bizim için heyecan dolu bir duygu.

TAVSİYE :  Eğer Balkanlarda otobüs ile seyahat yapıyorsanız ve otogarda indiyseniz bir sonraki rotanız için biletinizi almanızda ya da sormanızda fayda var. Böylece bir daha ulaşım için zaman kaybetmemiş olursunuz. Bu arada Balkanlarda otobüs bileti alırken genel bir gişe oluyor ve sırada hangi firma varsa ve fiyatı neyse onu söylüyorlar. Şöyle ki en yakın saatteki A firması 10 euro olurken bir sonraki B firması 15 euro olabiliyor. Sebebi de gidiş yollarından kaynaklanabiliyor. Kimisi daha uzun bir yol seçmek zorunda kaldığı için (kısa yol için izin alamıyorlarmış ) biletleri daha pahalı olurken kimisi daha kısa bir yol seçtiği için daha ucuza götürebiliyor.

DİKKAT : Balkan turunu otobüs ile yapıyorsanız molalarda otobüsünüzden çok uzaklaşmayın . Bu turu yapmadan önce çok okumuştum otobüsü kaçırırsınız diye gerçekten de öyle oluyormuş. Bosna-hersek sınırını geçtikten sonra  Zvornik adlı bir ilçesinde mola verdik. Otobüsten sadece 10 dk uzaklaşmıştım ve gara tekrar gittiğimde otobüs garında hiç otobüs kalmamıştı. Bütün valizlerimiz otobüsle Saraybosnaya bizden önce gitmişti. Hemen orada sorumlu olan ve şansımıza çat pat İngilizce bilen birisi yardımcı oldu. Bizi bir sonraki otobüse ücretsiz bindirdi ve giden otobüsün şoförünü arayarak valizlerimiz olduğunu ve bizi beklemesi gerektiğini söyledi. Bizim otobüsün varması gereken saatten bir saat sonra Saraybosna garına varmıştık ve otobüsümüz ile şoförümüz bizi garda bekliyordu. Valizlerimizi alıncaya kadar çok mutsuzduk ama valizleri aldıktan sonra dünyalar bizim olmuştu. 😊 Paralarımız pasaportlarımız kameralarımız gibi bir çok  değerli eşyalarımız sırt çantamızdaydı ve hiçbir zaman sırt çantamızı sırtımızdan ayırmıyorduk. Eğer sırt çantamız valizler ile birlikte olsaydı bir hayli üzülürdük  herhalde.

Saraybosna otogarından valizlerimize de ulaştığımıza göre hostelin yolunu tutma vakti gelmişti. Otogardan 200 metre uzaklıkta şehir içi otobüslerin kalkış yaptığı küçük bir terminal var. Oradan 103 numaralı otobüse veya 31E numaralı tramvaya binebilirsiniz. İkisinin de fiyatları aynı ancak tramvay daha sık geliyordu ve daha yavaş gidiyordu.

Saraybosnayı çok sevmiştik. Dinlerin ve kültürlerin birleştiği şehirdi burası. Bir yandan kısık ezan sesini duyarken bir yandan da kliselerin çan seslerini duyabiliyordunuz. Türk ve Osmanlı kültürünü yakalamamak elde değil. Neler yapılır ya da nereler gezilmeli diye anlatmayacağım bunları her yerde bulabilirsiniz. Size Saraybosnada yemek için tavsiyelerim olacak.

Tavsiye:  SAÇ lokantasında kıymalı Boşnak böreğine bayılmıştık. 8 dinar yani 4 euro olan bu börek porsiyonu da oldukça büyük.

Tavsiye : Cevabi köftelerinden tatmak. 10 dinara 10 köfte veriliyor. Kaymak ve soğanla tüketiliyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bu köfteyi balkanlarda her yerde bulabilirsiniz. Üsküp olsun Kosova olsun biz her yerde tadına baktık. En pahalı Saraybosnadaydı ancak Cevabinin anavatanı Bosna-Hersek deniliyor.( 5 euroya denk geliyordu). En güzelini Üsküpde bir esnaf lokantasında 140 denara (2,5euro) 10 köfte yediğimizi hatırlıyorum.Balkanlarda doya doya et tüketebilirsiniz. Türkiyede ki et fiyatlarından sonra balkanlarda et ve lokanta fiyatları bana oldukça uygun gelmişti.

Tavsiye:  Şimdi iki mekan tavsiyesinde bulunacağım. Gidip gitmemek size kalmış ancak biz bu mekanları ziyaret edince aşık olmuştuk. Birincisi GOLD FİSH.  Mekanı ziyaret ettiğinizde her yeri fotoğraflamak isteyeceksiniz. Kahve içebilir ya da alkol tüketebilirsiniz. Etrafı gözlemlemekten ya da fotoğraflamaktan zaman bulabilirseniz tabi.

Bu arada Balkan ülkelerinde hala mekanlarda sigara tüketilebiliyor.

Tavsiye : Bu mekanı akşam yemeği için ya da bir bira içmek için ziyaret edebilirsiniz PIVNICA. Bu mekan yerel kişilerin ziyaret ettiği akşam yemeklerini yediği bir mekan. Canlı müziğe denk gelirseniz yerel halkın sarhoş olduktan sonra nasıl da güzel eğlenebildiklerine şahit olabilirsiniz.

Daha sonraki rotamız Mostar olmuştu.

Tavsiye : Mostara kesinlikle trenle gitmelisiniz. Hem de ucuz hem de daha sancısız bir yol çekeceksiniz. Saat 7.10 gibi gardan kalkıyor aman dikkat 2 dk sonra gelirseniz yetişemezsiniz. 12 mark ( 6 euro )kişi başı ücreti vardı.  (otobüs 21 mark)

Tren garına giden 1 ve 3 numaralı tramvay var. 1 numara daha az ancak tren garına kadar gidebilen bir araç. 3 numara ise daha sık geliyor ancak gara gitmek için 5 dk yürümeniz gerekiyor. Biletleri şoförden alabilirsiniz. Alıp almamak size kalmış.

Dikkat : Mostar’da yürürken dikkatli olun. Yollarındaki taşlar çok kaygan ve yokuş çıkıyorsanız bir yere tutunarak yürümekte fayda var. Biz Mostar’ı gezerken hava günlük güneşlikte ama yaşadığım bir talihsizlikten sonra ayağımı burkmuştum. Hemen ayağımı Mostar’ın buz gibi nehrine soktum ancak sağ ayak bileğim şişmişti bir kere.

Mostarda harika fotoğraflar yakalamak için çokta uğraşmanıza gerek kalmayacaktır.

Mostardan Blagaja gitmek istemiştik ancak ne yazık ki ayağımı burktuktan sonra Budvaya gitmek için otobüsümüzün yolunu tuttuk. Okuduğum bloglara ve gördüğüm fotoğraflara istinaden Blagajı da sizlere tavsiye edebilirim.

Tavsiye: Mostardan Budvaya saat 16:00 da otobüs var. Mostardan  Budvaya 47 mark ( 23 Euro ) Mostardan Podgoricaya 32 Mark (16 euro kişi başı). Biz Budvaya gidecektik ancak Budva otobüs fiyatları bir hayli pahalıydı ve Podgoricadan Budvaya ulaşım oldukça kolay olabilirdi. 1 saat gözüküyordu ve bu 7 euro fark olmamalıydı. Biz otobüs biletimizi Podgoricaya aldık. Otobüslerde muavin olmuyordu. Şoföründe bizi o kadar uzun yolculuktan sonra nerede ineceğimizi hatırlamayacağını düşünerek bir kumar oynamak istedik. Podgoricaya geldik. Kimse bizi hadi inin demedi ve aynı araç Budva ile Kotora uğrayıp yolcuğunu tamamlayacaktı. Daha sonra Budva terminaline gelip valizlerimizi aldık ve sorun yaşamadan kişi başı 7 euromuzu cebimize atarak Budva yolculuğumuza başladık.

Tavsiye : Budvada Airbnbde kaldık. Balkan turumda konaklayacak yer olarak bu evi tavsiye edebilirim. Evin sahibi Dubravka. Harika bir insan ve bize yardımları çok dokundu. İki adet evi var istediğinizi tercih edebilirsiniz.

Tavsiye: Budvadan Kotoru ve Sveti Stefan adasını ziyaret etmek istiyorsanız otostop çekebilirsiniz. Birbirlerine çok yakın şehirler ve Karadağlılar otostop çekenlere yardımcı olmaya çalışıyorlar.

Budvada kamyona binmedik demiyoruz 🙂

Tavsiye: Kotora bir gün kesin ayırın. Biz evimizi Budvada ayarladık. Kotor ve Sveti Stefan ziyaret ettikten sonra akşamları Budvaya dönüyorduk.

Tavsiye : Kotorda kaleye çıkmak istiyorsanız kaleye çıkış ücreti 8 euro. Ancak bu yolu kesinlikle tavsiye etmiyorum biraz kısa ancak hep merdiven çıkıyorsunuz. Biraz uzun ancak ücretsiz bir yol daha var. Google haritalarnda da çizili bir yol aslında. Hemen şuracığa bırakıyorum.

Bu yolu takip ederseniz çakıllı ve yokuşu dik olmayan zikzak çizerek kaleye ulaşacaksınız. Kaleye giriş kalenin penceresinden olacak. ( Kaleye hırsız gibi girdik diye düşünebilirsiniz. 🙂 Kaleye girdikten sonra biraz da merdiven çıkıyorsunuz ve kalenin zirvesinde sizi muhteşem bir manzara bekliyor olacak. Aşağıya inerken ücretli yoldan merdiven inerek yolu hızlı bir şekilde bitirebilirsiniz.  Kaleye çıkarken suyunuzu ve yemeklerinizi yanınıza almayı unutmayın. Uzun bir yol sizi bekliyor olacak.Çakıllı yoldan çıkarken esrarengiz bir mekanla karşılaşacaksınız.

Şimdide o meşhur Sveti Stefan adasındayız. Harika bir görüntüsü var adanın. Her yerden fotoğraflarımızı çekiyoruz çektiriyoruz. Sonrada denizimize girerek dinleniyoruz. Yemeklerimiz biralarımız yanımızda olduğu için biraz da keyif yapıyoruz. Sonra tekrardan Budvaya dönüş yolundayız.

Dikkat : Sveti Stefan sahilin duş alabileceğiniz ücretsiz yerler var. Soyunma kabini de bulabilirsiniz ancak biz üstümüzde giyip gitmiştik. Tuvalet yapacak ücretsiz bir yer bulamayabilirsiniz.  Budva ile Sveti Stefan arası 10 dk. Kesinlikle otostop denemenizi tavsiye ederim.

Sıradaki rotamız Ohrid. Budvadan Ohride gitmek istiyorduk ancak ne yazık ki doğruca Ohride giden araç bulamadık. İnternette araştırdığım kadarıyla direk giden Galep firması var diye duymuştuk. Ancak bu firma sezonun daha canlı olduğu yaz aylarında bu rotayı çiziyormuş. Bizde Üskübe 18:45 aracına biletimizi almıştık ve tam tamına kişi başı 32 euro para vermiştik. Herhalde Balkan turunda bir anda harcadığım en yüksek para miktarı buydu. Yolculuğumuz bir hayli uzun sürmüştü. Bu otobüsün rotası çok değişikti. Çünkü öncelikle Arnavutluğa girdik daha sonra Kosovaya girdik ve oradan Üskübe ulaştık. Haritadan bakınca çok saçma gelmişti. Bazı firmalar Budvadan Üskübe gidebilmek için sadece bu rotayı takip edebiliyorlarmış. Diğer türlü sıkıntı oluyormuş ve sınırdan çok zor geçiyorlarmış. Bir gece konaklamayı otobüste yaptığımız için 32 euroya çokta pahalı değildi. Zaten pahalı olsa da olmasa da başka şansımız yoktu çünkü Budvadan Üskübe giden tek otobüs idi.

Sabah 6 gibi Üsküpte olduk ve hemen Ohride giden araç olup olmadığını sorduk . Saat 6 da bir araç olduğunu duyunca hemen paramızı Makedon dinarına çevirip bileti aldık ve araca yetiştik. 550 makedon dinarı (8,5 euro) ödedik ve 3,5 saatte Ohridde olduk.

Tavsiye: Ohrid Üsküp arası çalışan dolmuşlar var ve 450 dinara ( 7 euro ) götürüyorlar. 400 dinar öğrenci fiyatı. Saatleri ve fiyatı alttaki resimde yazıyor. Yaklaşık 2.5 saatte Üsküpde olabiliyorsunuz.

Tavsiye: Ohridden gezerken kesinlikle inci takılar almalısınız. Ne kadar orjinaldir bilemem ancak çok ucuz ve gösterişli olmaları beni benden aldı ve hediyelik eşyalarımı Ohridden aldım.

Sıradaki durağımız Üsküp. Üsküpte hayatımızda görmediğimiz kadar heykel gördük. Üskübü çok sevdik çünkü fiyatları diğer şehirlerden daha ucuzdu. Bu şehirde köfteyle karnınızı doyurabilirsiniz. Meydanında oturup insanlarını seyredebilirsiniz.

Tavsiye: Üsküpte bu motelde kalmıştık. Tuvaleti odaya ait olan ancak mutfağı olmayan ki ihtiyaç duymayacaksınız sessiz sakin bir motel. Konumu harika bir yerde. 2 gece 2 kişi 30 euro. Buraya bırakıyorum ilgilenenler linkden bakabilir.

Tavsiye: Üsküpteyseniz Matka kanyonunu kesinlikle ziyaret etmelisiniz. Tam da buradaki otobüs durağından 60 numaralı otobüse binebilirsiniz.

Saatlerini çekmiştim hemen şuracığa bırakıyorum.

Biz 9.40 aracına bindik. Bu durağa 9.50 gibi gelmişti. Bilet olayını bir önceki gün gişeden 5 euroya alabileceğimizi söylemişlerdi. Üsküpte bildiğiniz kartlı sistem var. Sanırım kart alıp 4 binişlik bir ücret ödüyoruz ve karta yüklüyorlar. Biz sabah 9.30 gibi durağa tekrar geldiğimiz de kartı alacağımız gişe kapalı olduğu için bilet alamamıştık. En son şoförden alırız diye düşündük ancak otobüs çok kalabalık gelmişti ve kimse şoförden bilet almıyordu. Aynı zamanda kimse kart basmadığı için bizde sorun yaşamamıştık ve matka kanyonuna ücretsiz ulaşmıştık.

Tavsiye: Matkadan Üskübe gitmek için otostop çekebilirsiniz. Biz parmağımızı kaldırır kaldırmaz bir araç durmuştu. Araçların plakalarını okuduğum kadarıyla neredeyse bütün araçlar Üsküpten geliyordu.

Tavsiye: Matka kanyonuna giderken yanınıza kesinlikle yiyecek ve içecek götürün. Sonu olmayan bir yolda sona ulaşma çabasına giriyorsunuz ancak bir süre sonra pes edip geri dönüyorsunuz. Biz sonunu göremedik ancak daha ileriden gelenlere sorduğumuzda her yer taş ve nehir diye duyunca geri dönmüştük.

 

Matka kanyonunda zamanımız kaldığı için Bot turu yapmıştık. Buralara gelmişken Bot turu yapmanızı tavsiye ederim. Biz kısa ve ucuz olanını seçmiştik. Uzun ve pahalı yolculuğu seçerseniz en sonda bir mağarayı ziyaret ediyorsunuz. Seçim size kalmış.

Üskübe ayırdığımız sürenin sonuna gelmiştik. Balkan turumuzun neredeyse bitiyordu ancak daha bitmediği için moralimizi bozmuyorduk. Sabah 11:00 da 320 ( 5 euro kişi başı ) denara Üsküpten Priştinaya gitmiştik. Dolmuş gibi külüstür bir araca binerek 2.5 saatte Priştinaya varmıştık.

 

 

 

Tavsiye: Priştinada kesinlikle zaman kaybetmeyin. Hemen Prizrene geçin.

Bizi Priştinedan Prizrende yaşayan bir arkadaşımız karşılamıştı. Bu yüzden Priştinedan Prizrene ne kadara gidilir ne kadar sıklıkla araç bulabilirsiniz bilmiyorum. Ancak Priştinedan Prizrene 1 saatte arabayla varmıştık. Prizren harika bir şehirdi. Hiç beklediğimiz gibi salaş cansız öyle taş toprak göreceğimiz tarzda bir şehir değildi. Tam anlamıyla; canlı, ailelerin dolaştığı, gençlerin akşamları barlara gittiği muhabbet edip bira içtiği bir Türk köyü gibiydi. Ezan sesleri çok güzel geliyordu kulağa. Daha fazla anlatmaya gerek yok.

Tavsiye: Prizrende marketlerde satılan govedji prsut bu etten kesinlikle yemelisiniz. Fiyatı oldukça ucuz. Saf dana eti. (prizrende domuz eti bulmanız biraz sormuş bende bunu arkadaştan öğrenmiştim.) Sadece kurutularak sergilenen, pişirmeden çerez gibi yiyebileceğiniz bir et.

Artık eve gelmiştik. Ganimetleri çıkarma vakti gelmişti. Alınanlar şöyle bir diziyoruz ve vay be diyoruz. Para arttırıp , istediklerimizi de aldığımıza göre, yeni bir rota çizme vakti geldi demektir…

Yazım biraz uzun oldu farkındayım. Ancak bütün bu gerekli bilgileri sizler için topladım. Dolaşırken sürekli bunları söylemeliyim bunları da kesin bilmeleri gerekli diye notlar edinmiştim. İyi ki de edinmişim. Umarım bir miktarda dahi olsa birilerine yardımcı olabilmişimdir. Bana her türlü sosyal medyadan ulaşabilirsiniz. Hepinize iyi gezmeler diliyorum.

seyfettin ercan

Anadolu Üniversitesi Bilgisayar Mühendisi 4.Sınıf Öğrencisi

232 views

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir